Sağlık Bakanlığı’nın birçok ilde uyguladığı “hizmet alımı” modeliyle yürütülen radyoloji hizmetleri, İzmir’de ortaya atılan ciddi iddialarla yeniden tartışma konusu oldu. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çekilen MR görüntülerinin, ihaleyi alan özel bir firma tarafından farklı bir şehirde raporlandığı ve bazı hastalarda hayati hatalar yapıldığı öne sürüldü.
İddialara göre, söz konusu hastanede onkoloji hastası en az iki kişinin MR sonuçları yanlış değerlendirildi. Rahim ve yumurtalıkları alınmamış bir hastaya, bu organları alınmış gibi rapor düzenlendiği; beyninde kitle bulunan başka bir hastanın MR’ında ise “normal” değerlendirmesi yapıldığı ileri sürüldü.

Bu gelişmeler, yaklaşık bir yıl önce Bursa’da yaşanan benzer olayları yeniden gündeme getirdi. Bursa’da art arda gelen hasta şikâyetleri sonrası Bursa Tabip Odası kamuoyuna açıklama yaparak, özel firmalar tarafından hazırlanan MR raporlarında “kopyala-yapıştır” yöntemi kullanıldığına, görüntü kalitesinin yetersiz olduğu sekanslar üzerinden raporlama yapıldığına ve ciddi hata ile eksiklikler bulunduğuna dikkat çekmişti.
Geçtiğimiz günlerde ise Bursa’da MR’ı özel bir kurum tarafından yanlış yorumlandığı iddia edilen bir hastanın hayatını kaybettiği yönündeki iddialar kamuoyunda yankı uyandırdı.
İzmir’de ortaya çıkan iki vakanın ardından, “kaç hastaya yanlış rapor düzenlendiği”, “bu raporlara dayanarak yanlış teşhis ve tedaviler uygulanıp uygulanmadığı” gibi sorular yanıt bekliyor. Uzmanlar, özellikle onkoloji hastalarında yapılacak tek bir görüntüleme hatasının geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Yetkililer, yaklaşık bir buçuk yıldır MR randevu sürelerinin kısaldığını ve daha fazla çekim yapıldığını sık sık dile getirse de, farklı illerden gelen benzer iddialar bu sistemin hasta güvenliği açısından ciddi riskler barındırdığı eleştirilerini güçlendiriyor.
Kamuoyunda artan tepkiler üzerine Sağlık Bakanlığı’nın iddialarla ilgili inceleme başlatıp başlatmadığı, ilgili özel firmalar ve hastaneler hakkında nasıl bir yol izleneceği ise henüz netlik kazanmış değil.
Yaşananlar, “hız mı, sağlık mı?” sorusunu bir kez daha gündeme getiriyor.
Kaynak :Yeni Gün Gazetesi Nurcan Etik

