Yapay zekâ teknolojilerinin sağlık alanında hızla gelişmesi, birçok mesleğin geleceğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirirken, hemşirelik hizmetlerinin yapay zekâ ile yürütülüp yürütülemeyeceği konusu kamuoyunda yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, teknolojinin sağlık hizmetlerinde önemli katkılar sunduğunu kabul etmekle birlikte, hemşireliğin insan odaklı yapısı nedeniyle tamamen yapay zekâya devredilemeyeceği görüşünde birleşiyor.

Bu tartışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Ayşe Aydın Doğmuş, hemşireliğin yalnızca teknik becerilerden ibaret olmadığını vurgulayarak, hiçbir robotun yerine getiremeyeceği temel görevler bulunduğunu ifade etti. Doğmuş’a göre hemşireleri vazgeçilmez kılan unsurların başında klinik sezgi ve erken kötüleşme farkındalığıgeliyor. Hastadaki küçük değişimleri zamanında fark edebilmenin, yalnızca algoritmalarla değil deneyim ve insani gözlemle mümkün olduğunu belirtti.
Hemşireliğin bir diğer ayırt edici yönünün terapötik iletişim olduğunu dile getiren Doğmuş, hastayla kurulan güven ilişkisi, empati ve duygusal destek sürecinin yapay zekâ tarafından taklit edilemeyeceğini söyledi. Ayrıca ahlaki ve etik karar verme, insani dokunuş ve hasta güveni oluşturma gibi unsurların hemşireliğin temel taşları arasında yer aldığını vurguladı.
Yapay zekânın, veri analizi, hasta takibi ve iş yükünün azaltılması gibi alanlarda hemşirelere destek olabileceğini ifade eden Doğmuş, buna rağmen mesleğin özünü ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını belirtti. Hemşireliğin, teknolojik gelişmelere rağmen sona ermeyecek ender mesleklerden biri olduğunu dile getirdi.
Uzmanlar, yapay zekânın sağlık sisteminde yardımcı bir araç olarak kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu, ancak hemşireliğin insana özgü yönleri nedeniyle her zaman sağlık hizmetlerinin merkezinde yer almaya devam edeceğini ifade ediyor.

